Rüyada şehvet görmek

6
0
PAYLAŞ

Rüyada şehvet görmek

Rüyada şehvet görmek

Rüya yorumundan önce uyumadan önce yapılması tavsiye edilen ameller yazımızı, gördüğünüz rüyanın doğruluk derecesi için rüyaların doğruluk derecesi yazımızı ve şahıslara göre rüyaların özellikleri yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

# Rüyada şehvet görmek  bir tacirden yana üzüleceğinize işarettir. Bazı rüya yorumcularına göre de şapkanın değerince saygınlığınızın artacağına işarettir.
# Saniyen yüzüğü veren şahıs tacirse ticarette kar elde edeceğinize; hakimse, onun tarafından bir bölgenin sorumluğuna atanacağınıza işarettir. Bazı rüya tabirlerinde ise insanın elde edeceği müspet ya da menfi kazançlara işarettir.
# Büyük rüya tabircisi Ebul Vefâ el-Büzcani rüyayı gören kişi için dikkatli davranacak olursanız, bir tehlikeyi zamanında engelleyeceğinize işarettir. Salisen bazı rüya yorumcuları görülen rüya için günahların mahvına, refah ve sürura delâlet eder.
Kaynak:İmam Nablusi, Rüya Tabirleri Ansiklopedisi (Ataç Yayınları , İnceleme-Araştırma Dizisi, 2012) Sayfa 758 ( yediyüzellisekiz )

ÖNEMLİ Şunu hemen ifade edelim ki, her şeyin en doğrusunu Allahu Teâlâ bilir. Rüyaların gerçek olması için günahlardan sakınmak ve Allah’a kulluk etmek gerekir. Her görülen rüya da çıkacak diye bir şey yoktur.

İnternetin en doğru ve en gerçek rüya tabirleri sitesi ruyatabirler.net‘i tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz. Gördüğünüz rüya hayırdır inşallah!

Lütfen aşağıda yer alan “yorum yap” bölümünü kullanarak sizde rüyalarınızı bizimle paylaşın.


Hikmetli Sözler

4412 – Ebu Zerr'in Buhari'de gelen bir rivayetinde şöyle denmiştir: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın bi'set (peygamber olarak gönderiliş) haberi Ebu Zerr radıyallahu anh'a ulaşınca, kardeşi Üneys’e:"Devene bin! şu vadiye (Mekke'ye) git! Kendisini peygamber zanneden ve semadan haber geldiğini söyleyen şu adam hakkında bana bilgi edin, sözlerini dinle ve bana getir!" dedi. Kardeşi gidip, Mekke'ye vardı. Onun sözlerinden dinledi. Sonra Ebu Zerr'in yanına döndü ve şu bilgiyi verdi:"Onu gördüm. İnsanlara güzel ahlakı emrediyordu. İnsanlara getirdiği kelam da şiir değil.""Arzuladığım kadar merakımı gideremedin!" dedi. Azık hazırladı. İçerisinde su olan dağarcığını yüklenip yola çıktı. Mekke'ye geldi. Mescide uğrayıp Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ı kolladı. Esasen O'nu tanımıyordu. Doğrudan sormayı da uygun görmedi. Böylece birkaç gece geçirdi. Tutup bir kuytuya yattı. Derken Ali radıyallahu anh onu görüp, bir yabancı olduğunu anladı. Onu görünce takip etti. Bu ikisinden hiçbiri diğerine herhangi bir şey sormadı. Bu suretle sabaha erdiler. Sonra kırbasını ve azığını Mescid'e taşıdı. O gün de öyle geçti ve Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ı akşama kadar göremedi. Bunun üzerine yattığı yere döndü. Az sonra Ali radıyallahu anh ona uğradı ve adama:"Yerimi öğrenme zamanı gelmedi mi?" dedi. Böylece Ebu Zerr'i kaldırdı ve beraberinde götürdü. Ebu Zerr onu geriden takip etti. Birbirlerine hiçbir şey söylemediler. Üçüncü güne ermişlerdi. O gün de aynı şekilde hareket ettiler. Ali Onu beraberinde ikamet ettirdi. Ve:"Seni bu memlekete getiren sebebi bana söylemez misin?" diye sordu. Ebu Zerr:"Bana yardımcı olup yol göstereceğin hususunda ahd-u misakda bulunur, kesin söz verirsen açıklarım!" dedi. Ali söz verdi, o da açıkladı. Ali dedi ki:"O haktır ve Allah'ın Resûlüdür. Sabah olunca peşimi takip et. Ben, senin hakkında korktuğum bir şey görürsem, sanki su döküyorum gibi doğrulurum. Değilse yürümeye devam ederim. Böylece girdiğim yere sen de girinceye kadar beni takip et!"Ali böyle yaptı. O da onu takip edip geldi. Ali, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanına girdi. O da onunla birlikte içeri daldı. Resûlullah'ın sözünü dinledi ve anında müslüman oldu. Resûlullah kendisine:"Hemen kavmine dön. Gördüklerini onlara haber ver. Emrim sana gelinceye kadar orada kal" ferman etti. Ebu Zerr de:"Nefsim elinde olan Zât'a yemin olsun, ben de haberi onlar arasında bağırarak söyleyeceğim!" dedi. Oradan çıkıp Mescid'e geldi. Yüksek sesle:"Eşhadu en-lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden Resûlullah!" dedi. Halk üzerine atılıp, onu iyice dövdüler, canını pek yaktılar. Derken Abbas radıyallahu anh gelip üzerine kapanarak mani oldu."Yazık size! Bunun Gıfârlı olduğunu, Şam'a giden tüccarlarınızın yolunun oradan geçtiğini bilmiyor musunuz?" diyerek onu ellerinden kurtardı.Ebu Zerr, ertesi günü aynı şeyi tekrarladı. Mekkeliler, üzerine atılıp tekrar dövdüler. Yine Abbas üzerine kapandı ve onu kurtardı.Ravi der ki: "Bu, Ebu Zerr el-Gıfâri'nin müslüman oluşunun başlangıcı oldu."Buhari, Menakıbul-Ensar 33, Menakıb 10.

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here